Ben "Gizli Özne". Yazanlar tanımaz, okuyucularla da
aramız iyi olduğu söylenemez. Mekânım bellidir hâlbuki... Bazen Avni’nin
şiirlerine gezinirim, ara sıra Yahya Kemal’e uğrarım. Şimdilerde Yılmaz
Erdoğan’la tanıştım…
Hoş geldin Gizli Özne… Habersiz geldin… Ortalık dağınık
kusura bakma. Hadi şimdi koy bir demli çay içelim karşılıksız. Demli öpücükler
konduralım çay bardağının gamzelerinin üstüne. Muhabbet asaletinin ibresi
gösterse de sabahın ışıklarını, dizelere dökülen cinayetin şifrelerini çözelim Gizli
Özne…
Aynı dili konuşurken sen neden farklı bir dilde ağlıyorsun ey
"Gizli Özne"... Oysaki ağlama sırası bendeydi. Kıs şu müziğin sesini,
hıçkırıklarımızla besteleyelim Attila İlhan’dan Ayrılık Sevdaya Dahil şiirini…
Telaşlı karanlıkta yumuşak yarasalar
Gittikçe genişleyen
Yakılmış ot kokusu
Yıldızlar inanılmayacak bir irilikte
Yansımalar tutmuş bütün sahili
Çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var
Öyle vahşi bir tat ki dayanılır gibi değil
Çünkü ayrılık da sevdaya dâhil
Çünkü ayrılanlar hâlâ sevgili…
İki Kalp taşıyorum farklı bedenlerde, ritmini birbirine akort
ettikçe asitli yalnızlıklar nöbette. Aynı havayı solumadığımız, sana olan
aşkımın devam etmeyeceği anlamına gelmesin “Gizli Özne”… Adresine ulaşmayan
mektuplarımı getirmek için zile basan postacı, rüyamın katili olarak sokaklarda
geziniyordu…
Tavsiye:
KARDEŞİM BELLİ Kİ VAR BİR YAŞAMIŞLIK. MARTININ YAZARI BACH NE DER? YAŞAMINDAKİ HER ŞEY SEN ORAYA ÇİZDİĞİN İÇİN ORADADIR.BANA KİMSİN DİYE SORARSAN BENDE BİR GİZLİ ÖZNEYİM.
YanıtlaSil