SEN GİBİ DÜŞÜNMEK
Eskihisar sahilinde denizin maviliğiyle gökyüzünün kızıllığının seviştiği vakitlerde iskelenin yakınlarındaki kafenin bahçesini gözüme kestirmiştim. Kafenin bahçesindeki masaların boş olmasına şaşırmak aklımın ucundan geçmeden en sondaki masaya tünedim. Omuzumdaki fotoğraf makinemi masaya bıraktım ve iskemleye oturdum. Ortamı göz ucuyla süzerken, garson krom tepsideki çaylarıyla kafeden dışarı çıkıyordu. Çaylar tepside dans ederken, adresini şaşırmış çay bardağının masama konulmasıyla şekerle ödüllendirdim.
Çayın kokusu, marinanın yakınındaki deniz fenerinin altından yayılan yosun kokusunu bastırmaya yetmişti. Çayın lezzetine itaat ederek iskeleye yanaşan vapurların fısıltılarına kulak kesmeye başladım. İskeleye yanaşan vapurdan inen yolcuların sıla özlemindeki heyecan, vapura binip gurbete uzanan hikâyelerde gizlenme çabasındaydı.
Bütün demir atan vapurlarda aynı heyecan yaşanırken çayımı yudumlayıp denizle mektuplaşmanın hazzını iç derinliklerimde yaşıyordum. İskeleye yanaşan Nusretoğlu vapuru yakamozla selamlaşırken gözlerim inen yolcuların gbt’sini sorguluyordu. Gözlerimin sık sık dalmasıyla eksik bir şeylerin hissiyatsızlığı yankılanıyordu. Kireç yeşili gözlerinin büyüsünü arıyordum. Yolcular arasında tütün sarısı saçlarının kokusunu arıyordum. Bir de yapay gülümsemelere inat açılan dudakların arasında bembeyaz dişlerin ışığındaki kaçamak bakışlarını arıyordum.
Yakamozun kayboluşundan anlamış olmalıydım gelmeyeceğini. Neden senin orada olmanı arzulamıştım hatırlamıyorum. Aramızda yaşananları hatırlamadığım gibi. Ya sahi biz neler yaşadık seninle Ülker? Biraz anlatır mısın? Anlatılacak bir şeylerin olmaması ne kadar üzücüymüş soğumuş çayın son yudumunu fondip yaparken.
Ülker, sana bu kadar bağlanmanın suçlusu ‘aşk’ olabilir mi yaşanmışlığımız yoksa eğer? Her gün aynı saatte, saat beşe çeyrek kala, rüyalarımı ziyaret etmen ve sen gibi düşünmemi sağlayan şey ‘aşk’ mı acaba? Yanılıyor olamam değil mi? Hayallerime her an ortak olmanın suçunu ‘aşk’ın üzerine yıkalım mı? Ne dersin?
Garson, masama yeni demli çayı bırakıp uzaklaşırken sigaramın dumanı denizle kavga içerisindeydi. Heybeme gizlediğim hayallerimi alıp yeni bir limana ulaşmak için rotasız vapurda yerimi aldım. İskeleye doğru hızlı adımlarla yürüyorum...
Ocak, 2014, Kocaeli
Tavsiye:
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder