FOTOĞRAFLAR

28 Aralık 2013 Cumartesi

TÜTÜN SARISI




… Çağan o gece de uyumamıştı. Tabiat uykudaydı ama sokaklarda bir çığlık hâkimdi. Bütün gece Yağmur’u hayal etmişti. Çağan, Duvarlara birkaç kırık öykü fısıldarken, kitaplar ev sevdiği şarkıyı mırıldanıyordu nihavent makamında… Güneş o gece çok nazlıydı, bulutların arasına saklanmış çık emrini bekliyordu. Çağan, sevgiliyi görmek için sokağın kollarına bıraktı kendini. Tütün sarısı saçları, cennetin yeşilliğini kıskandıran gözleri ve teninin büyüsünün hasreti, bej renkli duvarlar arsından esaretine hüküm giydirmişti. Sokaklar kumpas mı kurmuştu ne? Her gördüğü sevgili, her görünen Yağmur’du. Kaç sokak gezdi, hangi caddede kayboldu sayısının hiç önemi yok ama hiçbirinde sevgilinin büyüsü yoktu. Büyüsünü heybesinde saklamış sevgiliye adım adım yaklaşıyordu.   

Güneşe el sallarken, ayın çehresi gülümsüyordu. Ay sevgilinin geldiğini işaret ediyordu pervasızca. Sevgiliyle yürürken görmüştü yıldızlar, ardımızdan kıs kıs gülerken yakaladım. Gökyüzü yıldızları cezalandırmıştı, bütün yıldızlar birlikte kayıyordu. Aklından o kadar çok dilek geçiyordu ki, bir dilek tutmaya vakit yoktu. Simsiyah gökyüzünde ay, Çağan gibi yalnızlıkla sancılanıyordu. O an “Seni Seviyorum” diye buğulu bir ses. Sonrası uzunca bir sessizlik. Kelimeler boğazında düğümlenmişti. Lisanın tutsaklığının acziyetini yaşıyordu Çağan. Sessizlik yerini kalabalığa bırakmıştı Yüksel caddesinde… Heykelin yanında tabakasından çıkardığı tütünü sararken bulmuştu.

Erkekler ağlamaz derler ya hep. Ağlarlar, hem de kalabalıklar içerisinde hıçkırıklarla. Hangi dilde ağladığını Yüksel caddesindeki kalabalığa sor. Heykel bile ağlıyordu gözyaşlarını belli ettirmeden. Caddede soğuğa inat harçlığını çıkarmaya çalışan kahve falı beş lira diye bağıran Dilara’ya sor, belki hatırlamaz ama köşe başındaki yedinci şişenin dibini görmüş Cumhur abiye sor, muhakkak hatırlar.   Akrep ile yelkovanın öpüşmesinden sonra Çağan, kalabalıkta yalnızlaşmaya doğru yürüyordu. Cumhur abi Çağan’ın cebindeki notu almış kafede çalan bozkırın tezenesinden dökülenler eşliğinde okumaya başladı.

Biraz heyecanlıyım kusura bakma. Sekizinci şişeyi açtı ve okumaya devam etti. Bütün gece gözüme uyku girmedi sürekli seni düşündüm. Ben artık bir karara vardım bunu seninle paylaşmam gerek. Seni tanımadan önce hep eksik bir şeyler hissediyordum, tanımlayamadığım kötü bir his, bir boşluk gibi sanki seni tanıdıktan sonra o boşluk hiç tanımlayamadığım hiç yaşamadığım duygulara bıraktı. Sanki o eksik olan şey tamamlanmış gibiydi. Güzeldin, ben seni görmediğim her gün bu duyguları yaşıyorum. Sanki bir kor gibi içimi yakıp yıkıyor ve bu günlerde katlanılmaz bir hal aldı. Yağmur ben sensiz yarım bir adamım. Bir yanım eksik ve ben artık yarım bir adam olmak istemiyorum yanımda hep sen ol istiyorum…

Tavsiye: 





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder